Çok kalabalık ve gürültülü bir ortamın tam da içindeyiz. Dijital teknolojiler sağ olsun.

Sadece Instagram’a bile bir günde 60 milyondan fazla içerik giriliyor. Elimizdeki akıllı telefonlar, her yere taşıyabildiğimiz tabletler ve tabii ki mini laptoplarımız sayesinde herkes bir içerik üreticisi. En azından adayı. Yazmak; hatta daha da özelleştirirsek sosyal medya ve dijital dünya için yazmak bir meziyettir. Çünkü çoğu zaman sınırlı karakter sayısı ile insanlara bir şeyler anlatmamız, marka mesajımızı doğru aktarmamız ve belki de insanları bizim ürün veya hizmetlerimizi satın almaya eylemine götürmemiz gerekiyor.

İlk önce içerik konusuna meraklılar için bir kitap önereceğiz: Mikrotarz: Az Yazma Sanatı. Christopher Johnson tarafından yazılan bu kitabı dilimize kazandıran saygı değer reklam ustamız Haluk Mesci hocamız sayesinde az yazmanın bir sanat olduğunu keşfediyoruz. Ayrıca az sözle çok şey anlatabilmek için Japon şiir sanatı olan “haiku” okumaları ve mümkünse denemeleri yapılmalı.

İçerik pazarlaması yaparken, çevrimiçi hedef kitleyi ve müşterileri tanımak da oldukça önemli. Kitle segmentasyonu yaparak potansiyel müşterilerinizi veya takipçilerinizi bulabilirsiniz. Hedef kitlenizin ne tarz içeriklerden hoşlandığı; metin ve yazı mı yoksa video içerik mi tercih ettiği, hangi yaş grubundan insanlar olduğu, dijital dünyayı nasıl ve ne amaçla kullandığı, sizin sektörünüze veya işletmenize dair önyargıları veya olumsuz düşünceleri olup olmadığı bilmeniz gereken konuların başında geliyor.

Tüm bunları bilmek doğru içerik biçimini seçmenizi kolaylaştıracaktır. Size uygun içerik biçimleri neler? Video klipler, fotoğraflar, GIF’ler, bilgi grafikleri, metinler, eğlenceli ve anlık içerikler, link yönlendirmeli içerikler, artırılmış gerçeklik kullanılan içerikler, podcastler… Liste uzayıp gidebilir. Sonuçta asıl amacımız kitlemiz ile iletişim kurmaktır.

Doğru içerik biçimini seçerseniz, insanlar sizin içeriklerinizle iletişim kuracaktır. Ayrıca içeriklerinizi paylaşacak, içeriklerinizden siz veya kurumunuz hakkında bilgi alacak, yeni şeyler öğrenecek ve hatta birer müşteriye dönüşecektir. Tüm bunlar için içeriklerinizin, insanlarla İLETİŞİME geçmesi gerekir. İçeriklerinizde televizyon veya radyo gibi geleneksel mecralara özgü tek yönlü iletişim tarzı metinler kullanmamalısınız. İnsanları, sizin sayfanıza yorum yapmaya; yani sizle iletişime geçmeye davet etmelisiniz. 4 temel amacımızı da unutmayalım: Eğlendirmek, ilham vermek, eğitmek ve ikna etmek. Bu amaçları içeriklerinizi oluştururken göz ardı etmeyin.

Okurlarınızın çevrimiçi kitleler olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İlk olarak okura neyi bekleyebileceğini net ve açık olarak açıklayan bir giriş yapabilirsiniz. Sonrasında harekete geçirici mesajları kullanın. Örneğin; bio’daki linke tıkla, e-ticaret siteme yönlendir…

İçerik pazarlamasında atlanmaması gereken bir konu da içeriğinizin görünürlüğüdür. İçerikleriniz ulaşılabilir ve görünür olmazsa, kimsenin haberi olmaz. Web site, blog ve diğer araçlarla içeriğinizi görünür yapmanın formüllerini keşfedin. Ayrıca, içerik pazarlamasında başarılı olup olmadığınızı da ölçün. Hedefleriniz ölçülebilir ve takip edilebilir olsun.

Bu yazımızda içerik pazarlamasına dair öz bilgileri size aktardık. Siz de bu önerilere dikkat ederek daha başarılı bir içerik pazarlaması süreci yürütebilirsiniz. Grafik tasarım, fotoğraf çekimi, sosyal medya yönetimi ve içerik üretimi konusunda destek almak isterseniz, bizimle hemen iletişime geçin.

0530 177 78 53

info@sulebas.com