Böyle söyleyince bana da biraz ilginç geldi. Ancak günümüz dijital çağında markaların yaptığı en büyük hatalardan biri “hâlâ” sadece tüketicileri hedefliyor olmaları. Neden mi? Detaylara beraber bakalım.

Markaların birçoğu geleneksel pazarlama yöntemlerine ve araçlarına sıkı sıkıya bağlı. Son yıllarda dijital ve sosyal medya çalışmalarına yönelik daha fazla çaba sarf etseler de birçok markanın aklı hâlâ gelenekselde.

Sosyal medya markalara oldukça fazla imkân sunuyor. Bir markanın sosyal medyada var olması, sosyal medya pazarlaması için yeterli sanılıyor. Ancak maalesef gerçekler böyle değil. Markaların birçoğu sosyal medya pazarlama faaliyetlerinde çuvallıyor. Neredeyse her markanın bir Instagram, Twitter, Facebook… hesabı var. Hatta birkaç hesabı var. Ama kaçı etkili?

Instagram hayatımıza 2010 yılında girdi. Tarihsel süreç içerisinde düşünürsek oldukça yeni. Sadece 11 yıldır hayatımızda olan Instagram’ın aktif kullanıcısı sayısı 970 milyon. Türkiye, Instagram’ı en aktif kullanan ülkeler arasında 6. sırada. Instagram’a her gün 60 milyondan fazla içerik giriliyor. Günlük beğeni (like) ortalaması 1.6 milyar. Buraya kadar her şey mükemmel, değil mi? Evet, ama markalar için değil. Markaların etkileşim oranı genellikle %0.1’in altındadır.

Şimdi de Pinterest’e bakalım. Pinterest’ten alışveriş yapan kullanıcı sayısı 2020’nin ilk yarısında %50 artış gösterdi. Markalar için süper bir durum. Sanırım! Kullanıcıların %89’u satın alma ilhamı için Pinterest’te olduğunu belirtiyor. Altını çiziyorum; satın almak için değil satın alma ilhamı bulmak için.

Pinterest’te 2020 yılında yapılan aramaların %97’si marka ile ilgili değildir. Anlayacağınız, marka adı ile arama bile yapılmıyor. Takipçiler sizi pek de umursamıyor.

Araştırmalara göre takipçilerin %57’si marka hesaplarını takip etmeyi bırakıyor. Sebebi ise markaların fazla “tanıtımcı” olmaları. Yani sürekli ve sadece kendi tanıtımlarını yapmaları. Raporlar ve istatistikler elbette çoğaltılabilir.

Markaların birçoğunun sosyal medyayı bir türlü çözemediğine ikna olduğumuza göre bunun sebebini düşünebiliriz. Markaların sosyal medya pazarlamasında başarılı olamamasının ve etkileşimlerinin istenilen düzeyde olmamasının temel sebebi “hâlâ tüketicileri hedefliyor olmaları.

Dijital çağın tüketicisi, artık bildiğimiz tüketici değildir. Hatta adı bile değişti. Tüketici artık “türetici” oldu. Toffler (1980) “üreten tüketici – prosumer” demeyi tercih etse de genel kullanımı türetici olan bu kişiler kimdir? 

Türetici kelimesi, İngilizce “prosumer”dan dilimize girmiştir. “Prosume – üretici” ve “consume – tüketici” kelimesinin birleştirilmesi ile oluşturulmuştur. Bir düşünün, sizin markanız için tüketim yaparken aynı zamanda üretim de yapabilen bir tüketici kitlesine hitâp edebiliyorsunuz. Muhteşem! Örneğin, ben Koton’dan bir kazak satın aldım. Şu anda bir tüketiciyim. Parasını ödeyerek bir kazak aldım. Kazağı o kadar beğendim ki kazakla kombin önerisi yaptığım fotoğrafımı Instagram sayfama yükledim. Markayı etiketledim. İşte tam da o anda türetici oldum. Parasını ödeyip satın aldığım ürün için içerik üreten kişiyim şu anda. Bir nevi gönüllü marka elçisiyim. 

Ya da çok güzel bir otele tatile gittim. Her şeyden çok memnun kaldım ve otelde bir fotoğraf çekildim. “Ben yaz tatilim için tercih ettiğim X otelden çok memnun kaldım. Eminim aranızda yolu buraya düşenler olacaktır. Kesinlikle listenize eklemeniz gereken favorilerden biri.” yazdım ve paylaştım. Marka için gönüllü pazarlama elemanı oldum. Hem de bedava.

Maalesef, markaların birçoğu geleneksel medya kitlesine yönelik içeriklerle sosyal medya hedef kitlesine hitâp etmeye çalışıyor. Televizyon reklamından, billboard içeriğinden farkı olmayan içerikleriniz sosyal medyada işinize yaramayacaktır. Sadece tüketicileri hedeflemeyi bırakıp, türeticilere yönelik de çalışmalar yapmalısınız? Neden insanlar sizin markanızı sevsin de sosyal medyada paylaşsın? Onlara nasıl bir değer katıyorsunuz? İyi düşünülmesi gereken bir strateji.

Çok mu önemli? Evet, kesinlikle. Katılımı artırmaya ve kaliteli içerikler üretmeye önem vermelisiniz. 2020’de Sprout Social tarafından yapılan bir araştırmaya göre eğer müşteriler marka ile bağlantılı olduklarını düşünüyorsa markayı arkadaşlarına tavsiye etme oranları %68, ürün veya hizmeti rakibiniz yerine sizden satın alma ihtimalleri %76. %57’si markaya daha fazla harcama yapıyor. Bence araştırmanın en önemli sonucu, %38’i kötü bir deneyimden sonra yine sizden satın alma davranışı gösterir.

Tüketicilerle ve türeticilerle sosyal medya sayesinde güçlü bir bağ kurma ihtimaliniz varken neden bunu değerlendirmiyorsunuz? 

Kaynaklar:

Sprout Social. #BrandsGetReal: Brands Creating Change in the Conscious Consumer Era.

Pinterest. (2020). Pinterest Announces New Global Shopping and Ad Features Ahead of Holiday Season.

Pinterest.