Herkes sosyal medyada. Markalar ve kişisel markalar sosyal medya içerik üretimi yapıyor. Birçoğu ise başarısız veya istediği etkiye ulaşamıyor? Sizce neden?

Sosyal medya bir kitle iletişim mecrasıdır ve televizyon, radyo, billboard gibi geleneksel kanallarda olmayan çok kıymetli özelliklere sahiptir. İletişim dediğimiz süreç, tek yönlü ve çift yönlü olarak devam edebilir. Geleneksel medyada tek yönlü süreç hakimdir. Peki ne demek bu? Televizyonu açıp bir program izlersiniz. Medyanın size gönderdiği mesajı direkt olarak alırsınız. Seyirci pasif durumdadır. Seyirci, bir televizyon içeriği ile iletişime geçemez. Arada dizilerde hoşlanmadığımız sahnelere ve karakterlere laf saysak da diziler; yani geleneksel medya içeriği bizi duyamaz.

Şehrin en kalabalık caddesinde bir billboard gördüğünüzü düşünün. Kıyafet mağazasına ait olsun. Billboardun size gönderdiği mesaj içeriğini direkt olarak alırsınız ve yine izleyici olarak pasifsiniz. İçerik üretimine herhangi bir katkınız olmadı. Billboard ile konuşamazsınız. “Bu elbisenin şu rengi de var mı?” veya “Bu elbise kaynar suda yıkamaya uygun mu?” ve hatta “Bu elbise başka billboardda daha ucuza bulunabilir mi?” diye soru sorup araştırma yapamazsınız. İletişim tamamen tek yönlü (geleneksel medyadan size doğru) ve katılıma kapalıdır.

İşin güzel tarafı ise yeni medyada durum böyle olmak zorunda değil. Sosyal medya, Jerkins’in de dediği gibi katılım kültürünü oluşturmuştur. Sosyal medya içerikleri ile diyaloğa geçebiliriz. İçeriğe katkı yapabiliriz. Gönderinin altına yorum atarak direkt soru sorabilir, o elbiseyi ne kadar beğendiğimizi belirterek marka için gönüllü ağızdan ağza pazarlama yapabiliriz. Billboardu sırtlanıp istediğimiz yere götürüp herkese o markanın o elbisesinin ne kadar güzel olduğunu anlatamayız. Ama sosyal medya gönderisini repost ederek, hikâyemize ekleyerek veya markayı etiketleyerek binlerce insana o markayı gösterebiliriz. Çünkü iletişim sosyal medyada çift yönlüdür. Marka bize mesaj ve içerik gönderebildiği gibi biz de markaya gönderebiliriz. Bu ne işe mi yarıyor?

Marka sadakati oluşturmanıza, tüketicilerinizle ve potansiyel tüketicilerinizle çok daha ucuz maliyetlerle iletişim kurmanıza, insanlarla bağ kurmanıza, marka farkındalığınızı artırmanıza, güvenilir ve ulaşılabilir bir marka olduğunuzu göstermenize ve elbette ürün ve hizmet satışlarınızı artırmanıza yarıyor. Bir de şöyle bir durum var. Sizi billboardda gören kişi, ürün veya hizmetten memnun değilse bu durumu size ulaştırması oldukça zor olacaktır. Oysaki sosyal medyada bu gibi memnuniyetsizlikler anlık çözülebiliyor.

Size bir sır daha verelim mi? Sosyal medyanın katılıma izin veren yapısı sayesinde yeni ürün ve hizmetleriniz hakkında da çok az maliyetle ve belki hatta sıfır maliyetle pazar araştırması yapabilirsiniz. Crimson Hexagon markası bira satar. Sosyal medyayı dinleyerek fark etmiş ki insanlar glutensiz bira da istiyor. Bu içgörü markanın pazara ilk glutensiz birayı sokmasını sağladı. Ne güzel değil mi?

Sosyal medyanın bu kadar önemli bir özelliği varken, insanları katılıma, paylaşıma ve çift yönlü iletişime dahil etme şansı varken markalar neden hâlâ: “Merhaba takipçi. Bu benim ürünüm. Al.” veya “Günaydın. Pazartesi sendromsuz bir hafta olsun.” ve hatta “Biz X markayız. Süperiz. Bu arada Dünya Japon Çiçeği gününüz kutlu olsun.” gibi geleneksel medya içeriğine benzeyen; insanları katılıma ve etkileşime dahil etmeyen içerikler gönderir ki?

Sosyal medyada stratejik bir şekilde yer almazsanız, sadece mesajlaşırsınız; yani vakit kaybedersiniz. Marka hesaplarınız istediğiniz oranda büyüme yakalayamaz ve etkileşimleriniz düşük kalır. Sosyal medyada insanlar sadece sizin kim olduğunuzu bilmek veya sizden bir bilgi almak istemiyor. Tıpkı bir insanla konuştuğu gibi sizin markanızla da konuşmak istiyor. Sosyalleşmek istiyor. Unutmayın, sosyal medya çift yönlü iletişim için idealdir ve Google reklam veya yanlış kurgulanmış Instagram reklamları tıpkı bir billboard içeriği gibi insanların katılımına kapalı olabilir. Sosyal medya demek; sosyal medyada pazarlama yapmak demek iletişimdir. Hem de diyaloglu; çift yönlü. Sadece markaya maruz bırakma değil.

Bu yazımızda, sosyal medyada yapılan en önemli hatayı paylaştık. Notlarınızı alın. Grafik tasarım, fotoğraf çekimi, sosyal medya yönetimi ve içerik üretimi konusunda destek almak isterseniz, bizimle hemen iletişime geçin.

0530 177 78 53

info@sulebas.com