Sosyal medya gündelik hayatımızın bir parçası haline geldi. Sosyal medya ile ailemiz ve arkadaşlarımız ile bağlantıda olduğumuz gibi markalarla da bağlantıdayız. Uyanır uyanmaz markalardan gelen mesajlara maruz kalıyoruz, taa ki gece olup uyuyana kadar. Facebook veya Instagram’da reklamlar görüyoruz, Youtube’da sponsorlu bir içerikle karşılaşıyoruz, sikayetvar.com, eksisözlük, Instagram, Facebook gibi farklı sosyal medya platformlarından tüketici yorumlarını okuyoruz, Twitter’da markalarla ilgili tartışmalara dahil olabiliyoruz.

Markalar olarak da sosyal medyada pazarlama yaparken birçok soru ve karar arasından seçim yapmamız gerekir:

  • Marka hangi platformlarda aktif olmalı?
  • Marka, hangi tarz içerikleri paylaşmalı?
  • Tüketicilere ne zaman ve nasıl cevap verilmesi gerekiyor?
  • Seri üretim içerikler hazırlamak markanın viral olması için doğru bir yaklaşım mı?

Liste uzayıp gidebilir. Ama unutmamamız gereken bir şey var ki o da sosyal medyanın tüketicilerin birbiri ile ve marka ile diyaloğa geçtiği bir alan olduğudur. Sosyal medya demek Twitter, Instagram, Youtube demek değildir. Sosyal medya demek diyalog demektir. Sosyal medyada diyaloğa geçmeye yönelik hazırlayacağımız içeriklerde iletişim hedeflerimiz çok önemlidir. Bu hedefler; kurumdan kuruma, markadan markaya ve hatta kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilir. Dünyanın dört bir yanından, her yaş grubundan ve sosyoekonomik statüsünden insan markamızın sosyal medya kanalları ile iletişime geçebilir veya marka mesajlarımızı görebilir.

İşte tam da bu yüzden, bu insanlara sizin sayfanızı takip ettikleri zaman onlara nasıl bir değer sağlayabileceğinizi göstermeniz gerekir. Ancak o zaman sizinle uzun dönemli bir etkileşim içerisine gireceklerdir.

Etkileşimden konuşmadan önce sosyal medyadaki iletişim türlerini bilmekte de fayda var. Sosyal medya söz konusu olunca iletişim 3 türde gerçekleşebilir:

a) tüketiciler arasında

b) tüketici ve marka arasında

c) marka ve tüketici arasında

Etkili stratejilerle yüksek etkileşimler almak için sosyal medya planlaması yapın. Planlama süreciniz 5 temel adımdan oluşmalı:

  • Hedeflerin Geliştirilmesi
  • Hedef Kitlenin / Networkün Tanımlanması
  • İçerik Oluşturulması
  • Teknolojinin / Platformun Seçimi
  • Ölçme ve Değerlendirme

Planlarınızı ve hedeflerinizi belirlerken sosyal medya pazarlamasının geleneksel pazarlamadan farklı yönlerini iyi analiz edin. Geleneksel pazarlamada aynı mesaj geniş kitlelere ulaştırılır. Sosyal medya pazarlamasında ise aynı mesaj geniş kitlelere ulaştırılabildiği gibi özelleştirilmiş mesajlar da gönderebilirsiniz. Ayrıca, sosyal medya pazarlama içerikleri insanlarla diyaloğa geçebilir. Yani, bir markanın gönderisine yorum atarak marka ile konuşmaya başlayabilirsiniz. Peki siz hiç televizyon reklamı ile konuşan bir izleyici gördünüz mü?

Göremezsiniz. Çünkü geleneksel medya izleyicisi pasiftir. Oysaki sosyal medya izleyicisi aktiftir. Kendi içeriklerini markaları etiketleyerek paylaşabildiği gibi, markaların gönderi ile de diyaloğa geçebilir, konuşabilir.

Markanız için en kıymetli olan sizin için gönüllü içerik üreten takipçilerinizdir. Onlarla nasıl etkileşime geçebileceğini öğrenin ve sosyal medyanın insan medyası olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Bu yazımızda, sosyal medya ile ilgili en önemli ipucunu verdik. Notlarınızı alın. Grafik tasarım, fotoğraf çekimi, sosyal medya yönetimi ve içerik üretimi konusunda destek almak isterseniz, bizimle hemen iletişime geçin.

0530 177 78 53

info@sulebas.com